BAYKUŞ SEMBOLÜ GÜMÜŞ KOLYE
BAYKUŞ SEMBOLÜ GÜMÜŞ KOLYE
Baykuş Sembolü Gümüş Kolye

Baykuş Sembolü Gümüş Kolye (H00261)

Marka : Vav Gumus
İndirim Oranı : %33 İndirim
Fiyat : $90.00
İndirimli : $60.00
Yerli

Gümüş 925 Ayar
 Ağırlık 5,00 gram

 

 

BAYKUŞ SEMBOLÜ



Baykuş, her ne kadar birçok kültürde kötünün sembolü olarak algılanmışsa da aslında 'bilgeliğin ve bilginin, öğretmenin ve öğrenme'nin sembolüdür.

Gizli şeyleri görebilme olanağı verir. Basiret ve içgörüye dair bir haberci semboldür.

Baykuşun genellikle karanlıkta ve mezarlıklarda dolaşması ise karanlıkta keskin bir görüye yani görünmeyeni görmeye ilişkin yeteneğinden ve ölülerin ruhlarına karanlıkta rehberlik etmesindendir. 

Kuşlar içerisinde maviyi gören tek kuşun Baykuş olması ,mistik boyutu olan mavi renk üzerine dikkari çeker
(Teorik olarak mavinin hareketinde derinlik bulunur. Bu hareket:

1- İnsandan uzaklaşma hareketi
2- Kendi öz merkezine doğru yönelmiş hareket seklindedir)

Sembolik Anlamlar:

Bilgelik
Gizem
Geçiş
İletiler
İstihbarat
Mistisizm
Koruma
Sırlar 

Gece hayvanı sembolizmi olarak:

Rüyalar
Gölgeler
Ahiret ( ölümden sonraki hayatta olma)
Gizli bilgi
Medyum Farkındalığı

Kulakları, en küçük hışırtıyı işitebilecek duyarlıktadır. Hassas kulaklarıyla, gecenin sessizliğinde uçan pervanenin kanat sesini veya bir tohumun çiğnenişini, hatta tam sessizlikde düşen iğnenin sesini bile işitebilirler.

Bazı baykuş cinslerinin kulak delikleri öyle büyüktür ki, başın yan tarafını tamamen kaplar. Ayrıca baykuşların başı geniştir ve kulakları diğer kuşlara göre birbirinden daha uzaktır. Böylece ses dalgası bir kulağa çarptıktan sonra diğerine gelir. 

Baykuş bu son derece kısa zaman aralığı içinde sesin geldiği yönü tayin eder. Kulaklarının perdelidir. İstedikleri zaman açar, istediklerinde kaparlar. Genelikle dinlenme halinde ve yavaş uçuşlarda kulak perdesini açar, hızlı uçuşlarında ise kaparlar.

Uzun yıllar boyunca baykuşların uğursuzluğu bütün toplumlarda ilan edilmiştir. Çünkü onlar birer ölüm habercisidir.Gece avlanırlar ve gecenin şeytanları olarak bilinirler. Aslında bu böyle olmamalıdır. 

Bilimsel olarak baykuşların görüşü çoğu kuş ve hayvana göre daha açıktır ve dolayısıyla bizim ve diğer canlıların göremediği bir çok enerjiyi tespit edebilrler, tehlikeli olanları ise haber verirler. Yani ölüm enerjilerini..

Bazı Ortadoğu ve Uzak Doğu kültürlerinde bir dünyadan bir başka dünyaya geçen ruhların gözcüsü, bekçisi ve koruyucusudur.

Ortaçağ Avrupa'sında ise baykuş haksız yere cadılıkla ve uğursuzlukla ilişkilendirilmiştir ve ne yazık ki baykuşa bu yaklaşım henüz yok olmamıştır.

*********************************************



YUNAN MİTOLOJİSİNDE BAYKUŞ 


Gün ışığına çıkamaması nedeniyle kartalın karşıtıdır. Bu nedenle ay ışığının yansıması, (ayna simgeciliği) ussal bilgi simgesi; doğrudan güneş ışığı ve sezgisel bilginin karşıtı olarak Athena (Minerva) ile ilişkilendirilmiştir.

Athena, ölümlülere çoğunlukla baykuş formunda görünür. 

Babası Zeus'un kafasından (beyninden) çıkan Athena zekayı, aklı ve sağduyu tanrıçasıdır ve kutsal hayvanı baykuş da bunları temsil eder.

Athena’nın kuşu olarak karanlıkların yönetiminin yansımasıdır. Yunan mitolojisinde ölüler diyarına varmak için ruhların geçmek zorunda olduğu ırmak olan Akheron’un oğlu Askalaphos, Hades’in bahçesinde bir nar tanesi yiyip orucunu bozduğu için gün ışığına çıkma umudunu tümüyle yitiren Persophane’ı ihbar ettiğinden Demeter O’nu baykuşa çevirir.

Baykuş; Yunan-Roma döneminde kutsal bir varlıktır.Eski yunan’da Atina’da basılan madeni paraların bir yüzünde Tanrıça Athena’nın kabartma resmi, diğer yüzünde ise baykuş figürü bulunmaktadır.


*********************************************


ESKİ MISIR’DA BAYKUŞ

Eski Mısır’da baykuş soğukluğun, karanlığın ve ölümün simgesiydi.

Mısır alfabesinde “M” harfinin simgesi baykuştur.

Mısır, Kelt ve Hint mitolojilerinde de benzer şekilde yeraltı dünyasının bekçisi ve ölülerin koruyucu olarak kabul edilmiştir.

*********************************************

KIZILDERİLİ KÜLTÜRÜNDE BAYKUŞ 

Kızılderili kültüründe baykuş bilgeliğin ve kutsal bilgilerin sembolüdür. 
Baykuşun şifa gücü olduğuna inanmışlar, bunun yanısıra kötü ruhlardan korunmak için üstlerinde baykuş tüyü taşımışlardır.

Kızılderi kültüründe, bilgelik, algı, ayırt etme ve hileyi anlama özelliklerinin öğreticisi olarak düşünülür. 

Baykuşların tüyleri başka kuşların tüyleriyle karışmamalı ve sorumsuzca kullanılmamalıdır; çünkü, şifaları çok güçlüdür. Kırmızı bir beze sarılan baykuş tüyü şifasının, böylece kötülüklerden uzak tutacağına ve etkisini koruyacağından söz edilir. 

Bazı kabileler ise, baykuş tüyüne dokunmazlar. Baykuş paradoks ve gizin; yaşam ve ölümün, dinlenmenin, dişiliğin, karanlığın ve bilinmeyenin öğretmenidir.

Afrika ve Avustralya Aborjnlerinin kültüründe ise baykuşun sırların habercisi ve sifacıların refkatçisi olduğu kabul edilmiştir.



*********************************************



ESKİ ÇİN’DE BAYKUŞ



Eski Çin’in birçok alanlarında kendi annesini yiyen korkunç bir yaratık olarak biliniyordu.

Bazı yerlerde de, ying’i simgelerken yang’ın büyük bereketini işaret ediyordu. Yazın gün dönencesinde açıkça gök gürültüsü davulu olarak tanımlanıyordu. İmparatorluk sarısı (güç) ve ilk demircinin amblemiydi. 

Baykuşun günü diye bilinen gün dönencesinde doğan çocukların şiddetin varisi olarak ana-baba katili olabileceğine inanılıyordu. Bu nedenle asiller tebaalarına toplumun arındırılması için o gün yenilmek üzere baykuş yahnisi vermeliydiler. 

İmparatorluk gücü ve şimşek simgesi olarak baykuş gün dönencesinde metal işçiliğinin kutsal simgesi olarak yapılan kılıçlar ve sihirli aynalar başköşede yer alırdı.